$ DOLAR → Alış: 5,47 / Satış: 5,50
€ EURO → Alış: 6,15 / Satış: 6,18

Kıytırık-lara Rağbet Etmek

Ali KAYBAL
Ali KAYBAL
  • 09.01.2018
  • 2.381 kez okundu

Tarihler 2016 yılının ocak ayını gösterirken, bu şehrin oylarıyla bakanlık alıp Türkiye’nin ikinci adamı seviyesine gelen, ekmek yediği kaba tüküren “ Kıytırık “ bir zat-ı muhterem o zamanın bürokratları ve STK’ları ile toplantıda yapıp bu şehir için Güç Birliği oluşturduklarını söylemişlerdi.

Ekonomik, sosyal ve siyasi alanda her türlü atılımın yapılmasını karara bağlamışlardı.
O günden bu güne ne değişmiş şu şehre bir bakın hele.
O günden bu güne MKE adına bu şehre ne yapılmış gören var mı ?
En güçlü adam döneminde bir çivi bile çakılmayan bu şehre bu siyasiler böyle devam ettiği sürece de hiçbir şey yapılmayacaktır.
Bu insanlar niye bu kadar kolay kanıyorlar hiç düşündünüz mü?
Aslında bu insanları iktidar gücü kandırmıyor.
FulkeGreville tam bu noktada “ İnsanı kendisi kadar kimse kandıramaz. “ diyor.
Öyleyse bu insanlar kendilerini kandırılmak üzere programlıyorlar.
Ve iktidar gücü önündü bu şehrin insanları kendilerini kandırılmaya hazır olarak bekletmektedir.
Bindikleri otobüs kendilerini sürekli olarak aldatılan bir mahalle doğru götürmektedir.
Her şeyden önce bu insanlar kandırılmak istemiyorlarsa bindikleri otobüsü değiştirecekler.
Hala bu otobüse binip farklı şeyler bekliyorlarsa yine yanılacaktır.
Eğer bu insanların Müslüman olduğunu göz önüne getirirsek, Peygamberin sünnetlerine uyması gerekir diye düşünüyoruz. Peygamber Efendimiz “ Müslüman elini ikinci kez aynı deliğe sokmaz.“ acaba siz kendi kendinize sordunuz mu, bu kaçıncı sokuşunuz. Bu yılanlar tarafından kaçıncı sokuluşunuz.
Katherinemansfield “ Aç insan kolay kandırılır “ diyor. Ama bu insanların açlığından ziyade rızkın sahibinin Allah olduğunu unuttuğunu görüyoruz. Bu nedenle de iktidar güçlerini ekmek verici olarak görüyor ve onlara mihnet duyuyor. Böyle tehlikeli bir düşünceye kapılanların da kolay kolay iflah olması mümkün değildir.

Görünen o ki ufukta yeni bir seçimin hazırlığı var.
Hem öyle beri benzeri bir seçim değil.
Bütün şartların ve kuralların kökünden değişeceği bir seçim.
Kandırılmak üzere hazır bekleyen bu insanlara şunu hatırlatmak istiyorum. Eğer bu insanlara bir şans daha veriyorsan, kendini bir daha kandırmayı göze alıyorsun demektir.
Bu insanlar beklemede.
Bunların ağızlarına bir parmak bal sürdün mü istediğin yere çekip götürürsün.
Zira bu insanların çoğunun okur yazarlığı bile yok.
Bu insanların büyük bir kısmının diploması ilk okul.
Bu insanlardan çok azının diploması orta okuldan terk.
Bu insanlar okuduklarını anlayacak mahiyette değiller.
Bu insanlar konuşmaların tahlillerini yapacak kapasitede değiller.
Sadece ve sadece kendilerine vaat edileni bilir onu söylerler.
Sonuçta da bizi kandırdınız diye feveran edecektir.
Benjamin Franklin de bunlar için “ Kim seni kendinden daha fazla kandırdı? “ diye soracaktır.

Bal kutusunun kapağını birileri araladı.
Köşe başlarına da durdular.
Taşeronlar kadroya geçecek
Kırıkkale Taşeron İşçileri için KHK hazırlandı
Bunlar ortaya bırakıldı.
Lakin işin “ama” ları sonradan çıkmaya başladı.
Sürekli işçi kadrosuna geçebilmek için yazılı veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınacak.
Sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç 90 gün içinde tamamlanacak.
İşin endişesi de hükümete yakın olanların kadroya geçirileceği.
Ve son olarak da “ Kit’lerde çalışan taşeronlar kadroya alınmayacak”
SorenKierkegaard bunları son kez uyarıyor. “ Kendimizi kandırmaktan ancak hayatlarımızı seçme yeteneğimiz üzerine inşa etmekle kurtulabiliriz. “ derken, herkes aklını başına alsın ve seçimini ona göre yapsın ikazında bulunuyor.

Çevir kazı yanmasın uygulanıyor.
Bunların sözüne ne kadar güvenilebilir.
Bunların sözü insanları ne kadar bağlayıcı olabilir.
Bunlar geçmişte verdikleri hangi sözü yerine getirmişler ki, şimdi bu sözleri verip yerine getirecekler.
Eğer gerçek manada bu insanlara bir iyilik yapmak istiyor olsaydınız, yıllardır bir tek çivi çakılmayan MKE devini ayağa kaldırırdınız.
Geçmişte bu fabrikalardan çıkan işçileri sokaklar almazdı.
Şimdi bütün fabrikalarda çalışan işçileri bir araya toplasanız ancak bir kahveyi doldurabilirsiniz.

Bunların samimiyet derecelerini görebilmek için zaman o kadar uzun değil.
Lakin bu uzunluğu idrak edecek akıl sahiplerine ihtiyaç olacak.
İşin başında verilen sözler başka.
Zaman ilerledikçe sözlerin aldığı hal bir başka oluyordu.
Tüm taşeron işçilere kayıtsız şartsız kadro sözü verilmesine rağmen,bazı özel bütçeli kuruluşlar ile kitler kapsam dışında bırakıldı.
Şimdi eşitlik arayacak olursanız, bunu nereye koyacaksınız.
İnsanlara önce umut dağıtıldı.
Sonra bu umutlar birer birer bükülmeye başlandı.
Seçime kadar bu umutlar korlanıp korlanıp sönecektir.
Eğer geçmişinizden ders çıkartmazsanız hep üzülen siz olacaksınız.
Gelin son noktayı Sigmund Freud’dan koyalım
Birinin yalan söylemesine kızmam da, yalan söylerken yakalanacak kadar salak bir insanın beni kandırmaya çalışmasına kızarım. “ diyor.
Siz, sizi kandırmaya çalışanlara hala kızmayacak mısınız ?
Bak Üniversitenin kapısına “Kıytırık” isim takıldı bile.
Aklınızla dalga geçilmesine daha ne kadar müsaade edeceksiniz.

Kullan artık Müslüman kafandaki aklını
Kaptırma hiç kimseye Hak’tan gelen hakkını
Niyetini sağlam tut şeytana boyun eğme
Aleme meze olur bu dünyanın bıkkını.
(Dermanî)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ