$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,77
€ EURO → Alış: 5,49 / Satış: 5,52

Okurlar Kırıkkalelilere Kırıkkale Haber ile Sesleniyor

Yonetmen
Yonetmen
  • 22.03.2016
  • 336 kez okundu

Merhabalar Efendim.

Sitedeki ilk yazım olması nedeniyle heyecanlıyım. Ve böyle bir Kırıkkale Haber sitesinde yazar olmaktan da gurur duyuyorum. Ben Ankara Sanat Evi (ANSE)’nde tiyatro oyuncusu olarak görev almaktayım. Yaklaşık bir senedir bu kurumda çalışıyorum. ‘Önden Giden Atlılar’ ve ‘Biz Varız’ adlı oyunlarda oyuncuyum. Aynı zamanda Dünya Radyo’da Radyo tiyatrosu yazıp seslendiriyorum. Yılın 300 günü turnede olduğumuz için, bu turnelerde yaşadıklarımı ve gittiğimiz yerlerle ilgili ilginç olayları sizinle paylaşma fikri Halil Çağrı Mutlu’dan geldi ve ben de seve seve kabul ettim. İnşallah güzel bir birliktelikle anılarımı paylaşırım. Tekrar merhaba.

Tiyatro’ya ilgim ta ilk okuldan beri vardı. Tabi ortaokul ve lisede de devam etti ama hep amatör çapta ilgileniyordum. Aslında ciddi olarak düşünmüyordum. Çünkü Kırıkkalede bu işle uğraşan kimselerin veya kurumların varlığından tamamen habersizdim. Ancak İstanbul’a üniversite okumaya gidince bağlantılar kurabildim. Daha sonra Burak Tarık isimli abimin yardımıyla ANSE bünyesine dahil oldum. Şırnak’tan İzmir’e, Antalya’dan Van’a, Hatay’dan Sinop’a ve daha güzel ülkemin daha nice güzel yerlerine gittik. Her kültürden insanlarda tanıştık güzel ülkemde yaşayan. Sadece Türkiye mi tiyatro oynadığımız yer? Hayır. Almanya’nın tam 15 ayrı yerinde oradaki Türk vatandaşlarımıza Tiyatro oynadık. Hepsi de çok büyük ilgiyle izlendi ve hepsinin sonunda da büyük alkış aldık. İnşallah daha nice yerlere gideceğiz. Tabi Allah izin verirse.

Yaşadığımız enteresan olaylardan bir tanesini Kırıkkale Haber Kırıkkale sitesi okurlarına anlatmak isterim. Batman’a yaklaşık 70 kilometre var. Hem benzinlik hem çay ocağı gibi biryerde durduk. Grup olarak 12 kişiyiz. Sıcaklık 35 derece. Harareti en iyi çay aldığından çay içelim dedik. Tabi oraların çayının da kaçak çay olduğunu ve çok güzel olduğunu biliyoruz. Çay güzel olunca ikişer bardak içtik. 24 bardak çay. Hesabı istedik dükkanın sahibi sempatik amcadan. Yaşanan diyaloğu aynen aktarmam lazım.

Amcacım teşekkür ederiz. Ne kadar?
Ne ne kadar?
Çay parası?
Vıyy… (Hiç bozmadan ocağın arkasındaki gence) Ula Hüso çayın parası mı olur la.
Olmaz abi.
Gördüz mü? Çayın parası olmazmış.
Ya amca olur mu öyle şey. Kaç bardak çay içtik. Ödeyelim.
Ula gedin la. Yoksa döverim ha. Kırk yılın başı buraya gelmişsiz. Bi de sizden çay parası mı alacaz. Hadi.

Ne kadar ısrar etsek de kabul etmedi. Bu davranış sadece o amcaya özel değildi. Şırnak’ta, Mardin’de ve Van’da da çay parası öde(ye)medik. O yörenin insanlarının misafir perverliğine şahsen hayran kaldım. Hele ki Çoğu yerde normal bi restorantta çaya ‘1 YTL’ paha biçilmişken. Mesele elbette para değil. Düşünce tarzı.

İşte böyle başlamıştım turnelere. Daha nice olaylar yaşadım. Devamı sonraki yazıda. Hayırlı günler. Sabredip okuduğunuz için teşekkür ederim.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

shares